Fikih » ISLAM DISI BIR IS IÇINDE BULUNMAK MECBURIYETINDE BULUNAN BIR KIZLA EVLENIP ALLAH RIZASI IÇIN ONU ISLAM'A KAZANDIRMAK ISTIYORUM.

ISLAM DISI BIR IS IÇINDE BULUNMAK MECBURIYETINDE BULUNAN BIR KIZLA EVLENIP ALLAH RIZASI IÇIN ONU ISLAM'A KAZANDIRMAK ISTIYORUM.

Yüce dinimizde hıristiyan ve yahudi bir kadınla evlenmek caiz olduğuna göre elbette müslüman olup da fasike bir kadınla evlenmek de caizdir. Yani nikah batıl değildir. Hayat-ı zevciye meşrudur. Zina sayılmaz. Ancak mü'min olan kimsenin arkadaşı mü'min ve takva sahibi olması gerekir. İslam'ı tebliğ edip anlatmak için kafir olsun, fasık olsun herkesle oturup kalkmak caizdir. Bunda beis yoktur. Fakat bunun dışında kafir ve fasıklarla oturup kalkmak doğru değildir. Çünkü bulaşıcı hastalıklar başkasına siyaret ettiği gibi kötü ahlak da başkasına siyaret eder. Peygamber (sav) şöyle buyurmuş: "Kişi sevdiği adamın dini üzerindedir. Bunun için her biriniz kimi sevdiğine baksın" (Ebu Davud, Tirmizi). Başka bir hadiste de şöyle buyuruyor: "Kişi sevdiğiyle beraberdir" (Buhari, Müslim). Diğer bir hadiste şöyle buyurmuş: "Takva sahibinden başka bir kimse senin yemeğini yemesin."

Yolculuk geçici olmakla beraber herkes ile yolculuk yapılmalıdır. Yol arkadaşının dahi mütedeyyin ve ahlakı olması için ehemmiyet vermek lazımdır. Binaenlayh kısa bir zaman için değil, uzun hatta sonsuz hayat için kurulan hayat-ı zevciyyeye daha fazla ehemmiyet vermek lazım gelir. Şayet zevce mütedeyyine ve takva sahibi olmazsa onun fıskı ve İslam dışı davranışı kocasına aksedebildiği gibi müstekbel çocuklarına da aksedebilir. Henüz dünyaya gelmeden önce böyle bir kadınla evlendiği için onların hakkına tecavüz etmiş olur. Bir gün adamın biri kendisine itaat etmeyen oğlunu şikayet etmek üzere halife olan Hz. Ömer'e (ra) gitti. Ve şikayeti üzerine Hz. Ömer adamın oğlunu huzuruna celbettirdi. Ve ifadesini almadan onu azarlamağa başladı. Bunun üzerine oğlan:

- Ey mü'minlerin emiri, b abanın hakkı vardır. Evladın hiç hakları yok mudur?

Hz. Ömer (ra):

- Evladın da hakkıvardır.

- Nedir?

- Evladın babasına karçı hakkı şudur:

Annesini seçecek, kendisine güzel bir isim verecek ve okuma yazmayı öğretecektir.

Allah'ıma yemin ederim babam bunlardan hiç birisini yapmamıştır. Çünkü annem bir mecusinin cariyesiydi. İslam terbiyesinin ne olduğunu bilmez. İsmin de "Ci'al" böcek manasını ifade eden bir kelimedir. Sonra bana bir tek harf öğretmedi.

Bunun üzerine Hz. Ömer (ra) babasına dönüp dedi ki:

-Evladın senin hakkına tecavüz etmeden önce sen onun hakkına tecavüz etmişsin.

Peygamber (sav) bir hadisi şerifinde de şöyle buyuruyor: "Serveti, güzelliği, soyu ve dini olmak üzere dört haslet için kadınla evlenebilinir" (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai ve İbn Mace).

Sözün kısası bir kadınla ancak evinde hayır alametleri görülürse evlenmek uygun düşer. Yoksa ilerde belki yola gelebilir diye onunla evlenmeğe karar verirsen dinen her ne kadar vaki olacak nikah batıldır denilmezse de iyisini yapmamış olursun.

Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz: