Rüya Tabirleri
Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
www.ihya.org 10. yilinda
IHYA ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
ISLAM ANSIKLOPEDISI
SPONSORLU BAGLANTILAR
Secme Konular
· Bir kimse bir şeyi gasbedip kullansa, kullandiği sürenin karşiliğini verecek mi
· Dövme
· Allah yazılı yüzük takılabilir mi
· Hoparlörle ezan okumak, caiz mi değil mi? bu hususta islam'in görüşü nedir?
· ösür
· Oruç ve ihtilam
· Cinsel ilişkide haramlar - helaller
· Guslü gerektirmeyen haller
· Kazasi olan kimse sünnet kilabilir mi?
· Kürtajin dini hükmü
· Cin ve şeytan
· Miskal ve derhemin günümüz ölçümü
· Hacamat (hicamat)
· Hacc-i kiran
· Büyük günahlar
· Organ nakli caiz midir
· Keramet mucize arasindaki farklar
· Kabir hayati
· Gece yatarken ille de sağ tarafimiza mi yatmaliyiz?
· Ehven-i şer
Secme Konular
· Matuh(bunak –bunamis)
· Kaç çesit arazi vardir, hangisine zekat –ösür- düser?
· Ticaret ile  ilgili konular
· Oruç ile  ilgili diger konular
· Meshin cevazindaki sartlar sunlardir
· Spor
· Sehid
· Telifte yanlislik
· Tesebbüh te zaman ve mekana göre degisme olabilir mi?
· Vasiyye bil'l-menfaa
· Yasam sigortasi
· Develüasyon durumunda alışveriş ne olur
· çocuğa hediye
· Daru'l-islam'in daru'l-harb'e dönüşmesi
· Ganimet

MÂSUMIYET (ISMET)

Suçsuz, günahsız, kabahatsiz, anlamına gelen bir terim. Masumiyet, suçsuzluk demektir. Ismet de bu anlamdadır.

Allah Teâlâ'nın peygamberlerine en büyük lütuflarından biri ismet (masumluk)tur. Ismet, peygamberlere mahsus bir sıfattır ki, bu ilâhî nimet ve ihsan sayesinde peygamberler her türlü günahları işlemekten değerlerini düşürecek fiillerden korunmuşlardır. Ismet, peygamberlerin irade, ihtiyar ve kudretlerini gidermez. Ihtiyar ve kudretleri baki kalmakla beraber, devamlı olarak günahtan kaçıp taatte olurlar.

Şia'ya göre, peygamberlerin, doğumlarından itibaren; Mutezilenin çoğunluğuna göre, bulûğ çağından itibaren; Mutezileden Ebul-Hüzeyl (v. 235/849) ve Ebu Ali el-Cübbâî (303/916) ite Ehl-i sünnet'in çoğunluğuna göre ise, peygamber olarak gönderildikten sonra masumiyetleri vaciptir.

Peygamberlerin masumiyetlerini dört yönde incelemek mümkündür:

1- Inançta Ismet: Islâm ümmetinin hepsine göre; peygamberler küfür, şirk, dalâlet ve bid'atlardan masumdurlar. Fakat Hariciler'in Ezârika kolu, peygamberlerin günah işlemelerini caiz görür. Halbuki, onlarca günah işlemek küfürdür. Bu fasit esaslarına binaen peygamberlerin kâfir olmalarını da caiz görmüş oluyorlar.

Peygamberlerin masumiyeti konusunda aşırı bir şekilde titizlik gösteren Şia, takiyyeten küfür izhar etmelerini caiz görür.

2- Tebliğde Ismet; Yine, Islâm ümmeti, peygamberlerin Allah'tan kullarına tebliğ ettikleri dinî hükümlerde yalan söylemekten ve tahrifatta bulunmaktan masum oldukları hususunda icma etmiştir. Ne kasten ve ne de yanılarak bunu yapmalarını caiz gören olmamıştır.

3- Dünya işleri ile ilgili fetvalarda masumiyetleri: Islâm ümmeti, peygamberlerin dünya işleri ile ilgili fetva ve içtihatlarında kasten hata etmelerinin caiz olmadığında icma etmiştir. Yanılarak hata etmelerini ise, bazı âlimler câiz görmüş, bazıları ise caiz görmemiştir.

4- Fiillerde Ismet; Peygamberlerin fiillerinde masum olup olmadıkları hakkında beş ayrı görüş vardır:

a) Haşviyye; peygamberlerin kasden büyük ve küçük günah işlemelerini caiz görür.

b) Mutezilenin çoğu; peygamberlerin kasden büyük günahlarla, nefret edilen küçük günahları işlemelerini caiz görmezler; ancak nefret edilmeyen küçük günahları caiz görürler.

c) Mutezile'den Ebu Ali el-Cubbaî (v. 303/916) peygamberlerin kasden büyük ve küçük günah işlemelerinin caiz olmadığını, ancak, te'vilde hata etmelerinin caiz olduğunu söyler.

d) Yine Mutezileden en-Nezzam (v. 231/845) ve ona tabi olan bazı âlimler ise; peygamberlerin kasden büyük ve küçük günah işlemelerini caiz görmediği gibi te'vilde hata etmelerini de caiz görmez. Sadece unutma ve yanılmalarını caiz görürler. Peygamberlerin itap olmalarının da günah işlemelerinden değil, unutma ve yanılma sebebiyle olduğunu söylerler.

e) Şia ise; peygamberlerin nübüvvetten önce ve sonra küfürden, büyük-küçük her türlü günahlardan, te'vilde hatadan, unutmak ve yanılmaktan masum olduklarını ileri sürer.

Peygamberler, hiç bir zaman kasden herhangi bir günah işlememişlerdir. Dünya işlerinde nadıren yanıldıkları olmuştur. Daha önce doğrusunu öğrettikleri bazı din işlerinde yanılmanın hükmünü öğretmek için Allah tarafından unutturuldukları olmuştur. Bu cümleden olarak Hz. Peygamber (s.a.s), bazı namazlarında yanılmıştır. Gayet zeki ve uyanık olan peygamberin namazda yanılmış olması, yanılmanın hükmünü açıklamak gibi bir hikmete dayalı olmalıdır.

Peygamberler melek değil beşerdirler. Bu sebeple zelleleri ve hataları olabilir. Zelleleri ise yüce makamlarına göredir. Nadıren yanılma ve hata etmelerinin hikmeti beşer olduklarının isbatı içindir. Tevbe ve istiğfarları ise; işledikleri günah için değil, ibadet için veya ümmetlerine öğretmek içindir.

Hz. Âdem'in yasak ağaçtan yemesi, yanılma neticesinde vuku bulmuştur. Hz. Musa'nın kıptiyi öldürmesi de hata eseri olmuştur. Peygamberlerden başka masum kimse yoktur. Çünkü Ismet, peygamberlere mahsus bir özelliktir.

Melekler de peygamberler gibi masumdurlar.

Allah (c.c) bize, müminlerin ayıplarını araştırmamamızı, örtmemizi emrediyor. O halde Allahın sevgili ve yüce elçileri olan peygamberlerin günahlarını araştırmak, günah işlediklerini iddia etmek doğru bir davranış olmayıp Islâm'da yasaklanmıştır.

Hz. Peygamber (s.a.s)'e sonsuz bir güven duymak, O'na samimiyetle ve büyük bir sevgi ile bağlanmak, her şeyi ile onu örnek almak, kendi ayıplarımıza dönerek onları gidermeye çalışmak yegâne vazifemiz olmalıdır. Kurtuluş yolu budur.


Son takip: 23.10.2014 - 12:01
Konu ile alakali düsüncelerinizi yaziniz:

Google
 
Web ihya.org
CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Ingilizce Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Terimler isimler Sosyal Kavram Hadis Sözlügü imsakiye
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber