Açılış  Giriş Sayfası Yap
Favori  Sık Kullanılanlara Ekle
www.ihya.org 4. yilinda
MC ÜYE İŞLEMLERİ
Üyeadi:
Parola :
ISLAM ANSIKLOPEDISI
DESTEKLEYENLER

Secme Konular
· Cinsel ilişkide haramlar - helaller
· Iman nedir
· Haram aylar
· Iftira
· Deyyus
· Israk namazi
· Istimna (masturbasyon)
· Guslü gerektirmeyen haller
· Dua, zikir,nafile tesbihi sesli okuma
· çiplak resim
Secme Konular
· Matuh(bunak –bunamis)
· Kaç çesit arazi vardir, hangisine zekat –ösür- düser?
· Ticaret ile  ilgili konular
· Oruç ile  ilgili diger konular
· Hacc-i ifrad
· Hibeyi kabul ehliyeti
· Vakif akar
· Yakinlari ziyaret
· Hilafet
· Hilafetin müddeti
· Hile-i şer'iyye
· Hisimlarin nafakasinda zaman aşimi
· Itikad
· Kur`ani kerim hakinda fetvalar
· Mesru olmayan bir servet elde ederek birsey satin alirsa satin aldigi sey mübah sayilir mi


MEVHÛB(HIBE EDILEN SEYLER)

Bağışlanan, hibe edilen şey. Ve.he.be kökünden ism-i mef'ûl. Hibe sözcüğü ise mastar olup"bağışlamak" anlamına gelir. Arapçada genel olarak; atiyye, nihle, sadaka ve hediye sözcükleri de "mevhûb" ile eş anlamda kullanılır.

İslâm hukuku açısından bir akit teşkil eden hibede bağışlayan kendisine bir şey bağışlanan ve bağışlanan mal, ana unsurları oluşturur. Bunlardan bağışlayana "vâhib"; kendisine bağış yapılana "mevhûbun leh" ve bağışın konusuna da "mevhûb" denilir (Mecelle Madde, 83; AbdulKadir Şener, İslâm Hukukunda Hibe, s.11).

İslâm hukukuna göre hibe akdinin geçerli olması için, bağışlanan şeyde şu şartların bulunması gerekir:

1) Bağışlanan şeyin bağış sırasında mevcut olması, Hanifî, Şâfiî, Ahmed b. Hanbel ve Zâhirîlere göre hibe konusu olan şeyin bağışlandığı sırada bağış yapacak olanın tasarrufu altında bulunması gerekir. Buna göre bir bağın meydana gelecek üzümünü veya bir hayvanın doğacak yavrusunu hibe etmek geçerli değildir. Çünkü mevcut olmayan bir şeyi satmak caiz olmadığı gibi, hibe etmek de geçerli olmaz. O şeyin meydana gelmeme rizikosu bulunduğu için akdi ifa imkansızlığı doğabilir. Böyle bir hibe yapılmışsa mal meydana geldiğinde yeni bir akit daha yapmak gerekli olur (Mecelle mad. 856; İbn Abidin, Reddül-Muhtar IV, 782).

2) Bağışlanan şeyin, bağışlayanın kendi malı olması, bağışlanan şeyin akit sırasında, bağışlayanın kendisine ait olması şarttır. Buna göre bir kimse kendisinde emanet olarak bulunan veya kiracı sıfatıyla zilyed olduğu, yahut ta âriyet alan sıfatıyla elinde bulunan şeyleri hibe edemez. Başkasına ait bir malı izinsiz olarak hibe etmek geçerli değildir. Fakat hibe ettikten sonra sahibi kabul ederse geçerli olur (Mecelle, mad.857).

Kişinin sahip olmadığı bir şeyi başkasına temlik etmesi muteber değildir. Ancak temsil yetkisi olmayan bir kimse (fuzuli)nin sahibine danışmadan bir malı başkasına Hibe etmesi halinde, bu aktin sıhhati, teberru ehliyetine sahip olan malikin kabulüne bağlıdır. Malın sahibi kabul ederse geçerli olur, aksi takdirde akit ortadan kalkar. Ancak bir baba velisi bulunduğu çocuğunun malını birine hibe etse, bu akit geçersiz olur. Çünkü babanın çocuğunun malında, onun aleyhine olacak bir tasarrufta bulunma yetkisi buna teberru ehliyetine sahip olmayan çocuğun icazet vermesi de imkânsızdır (el-Bundârî, Şerhu'l-Ukudi'l-Medeniyye, el-Hibe, Kahire 1973, s. 74).

Bağışlanan malın, mütekavvim mal niteliğinde olması gerekir. Alım-satımı veya yararlanılması şer'an mübah olan mala mütekavvim mal denir. Bu yüzden murdar olmuş bir hayvanın eti veya domuz ve benzeri şeyleri müslümanlar arasında hibe etmek geçerli olmaz (Abdurrahman el-Cezîri el-Fıkh Alal-Mezâhibil-Erbaa, III, 403). Çünkü bu gibi mallar, müslümanın elinde ekonomik bir değer taşımaz.

Osmanlı devrinin örfi hukukunda rakabesi devlete ait olan miri arazının alım-satımı, hibe ve vakfedilmesi caiz değildi (Abdulkadir Şener a.g.e., 34).

Bağışlanan mal, vakıf malı olmamalıdır. Çünkü vakıf malların ve vakfa bağlı hayratın ebediliği, ancak bu malların demirbaş olarak kalmasıyla sağlanabilir. Nitekim rivayet edildiğine göre, Hz. Ömer'e Hayber gazvesinde iyi bir arazi düşünce o, Hz. Peygamber'e: "İstersen onun aslını vakfet, gelirini tasadduk et!" buyurmuştu. Hz. Ömer de bu talimata göre hareket ederek bu arazının satılmayacağını, hibe edilemeyeceğini, miras olarak da kimseye intikal etmeyeceğini şart koşmuştu (Buhâri, Vasaya, 22, Şurût, 19).

3) Bağışlananın, bilinen ve belirlenmiş bir mal olması,

İslâm hukukuna göre, herhangi bir çekişme veya anlaşmazlığa yol açmaması için hibe edilen şeyin muayyen ve malum olması gerekir. Buna göre, hibe eden tayin etmeksizin malından bir şeyi veya "şu iki atımdan birini sana hibe ettim," dese geçerli olmaz. Eğer "bu iki attan hangisini dilersen senin olsun" dese ve bağışlanan kimse hibe yapılan yerde atlardan birini belirlerse geçerli olur. Ancak hibe mahallinden ayrıldıktan sonraki, belirlemesi bir hüküm ifade etmez (Mecelle, mad. 855).

 




· Namazi terketmenin hükmü
· Mesru
· Verilen sözde,yapilan anlaşmada ve edilen vaadde durmamak
· Islam dinine aykiri, küfr ve dinsizligi medh eden kitaplari alip satmak caiz midir?
· Yalan söylemenin caiz oldugu yerler var midir.
· Belediye nikahi, ya da resmi nikah
· Recm cezasi uygulanmasi için gerekli sartlar
· Paranın zekatı olur mu
· Savas ve çarpisma halinde olan müslümanlar nasil namaz kilacaklar?
· Beraet gecesi
· Ruh çagirma
· Ayağa kalkmak
· Peynir mayasi ve ithal peynirler
· Müellefetü'l-kulub
· Iftira

· Magsubun minh(mali elinden zor kullanilarak alinan kimse)
· Islam'da mürtedin öldürülmesinin hikmeti
· Müzayede(baskasina karsi bir seyin fiatini artirma)
· Nefs-i levvame
· Spor
· Fesad, fesat
· Adak kurbanı
· Sirat
· Faizsiz finans kurumlari-2
· Vatan-i asli
· Mesken
· Hasta olan kimse secde için başini yere koyamazsa nasil namazini kilacaktir?
· Herkese açik olmayan kapali yerde cuma namazı
· Hayizli iken cenaze yikamak
· Islami hayata riayet etmiyen eşle evliliği sürdürmek caiz midir?

Google
 
Web ihya.org
Tatil CepAlem Gazeteler E-Kart E-Kitap Saglik Şiirler Sözlük
Kuran Meali Hadis Namaz Vakitleri Hikaye Samil Fıkıh Fetva Rüya Tabiri
Kamus Hikayeler Forum Dini Terimler Haberler Oyun Resimler Ilahiler
Ilahi Sözleri Weblinkleri Kadin Sahaf kulak burun bogaz
Üniversite taban puanları ilmihal Rehber